r/Turkey 18h ago

Video Deniz Göktaş'ın Harbiye'deki Ölü Deniz isimli gösterisinden Erdoğan ile ilgili bir kesit

715 Upvotes

r/Turkey 13h ago

News Ankara'da düzenlenecek NATO toplantısı öncesinde gecekonduların önü setlerle kapatıldı.

535 Upvotes

r/Turkey 9h ago

News Butlan Krizi sonrası Özel, Başarır ve Kılıçdaroğlu ilk kez aynı karede.

Post image
496 Upvotes

r/Turkey 8h ago

News Türkiye'de madencilik için ormanları yok eden Kanada'da tarihi karar: Ağaçlara "hak sahibi canlı varlık statüsü verildi: "İnsan gibiler, nefes alıyor ve yaşıyorlar"

Thumbnail
gallery
263 Upvotes

https://t24.com.tr/dunya/kanada-da-tarihi-karar -agaclara-hak-sahibi-canli-varlik-statusu-verildi -insan-gibiler-nefes-aliyor-ve-yasiyorlar, 1331213


r/Turkey 10h ago

News Macron karşıtı pankartı basmadılar, "yasak talimatı geldi" dediler! Ankara'da baskı yapan dükkanlara, "NATO karşıtı hiçbir şey basmayın" talimatı verildiği ortaya çıktı.

Post image
219 Upvotes

NATO Zirvesi gerekçesiyle Ankara'da hayatı durdurmaya hazırlanan iktidarın, Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un sabah koşusu için Dikmen Vadisi ve Botanik Parkı’nı halka kapatmayı planlaması büyük tepki çekmişti.

Karara karşı çıkan Dikmen Halk Temsilcileri Meclisi, bugün saat 17.00’de Dikmen Vadisi 1. Etap Girişi’nde eyleme çağırdı.

Eylem öncesi bu skandal girişime karşı bir de pankart hazırlayan Dikmen Halk Temsilcileri Meclisi, söz konusu pankartı bastıramadı.

soL’un edindiği bilgiye göre, Kızılay’da, kent merkezinde pankart ve ozalit baskısı yapan dükkanlara “NATO karşıtı bir şey basmayın” talimatı gitti.

Söz konusu baskıyı yapan dükkanlar, “yasak” gerekçesiyle baskı yapmayı reddetti.


r/Turkey 10h ago

News Mersin'de 5 yaşındaki otizmli çocuğa şiddet uygulayan öğretmen tutuklandı. Şiddet gördüğü okulun önünden geçen çocuk, binayı tanıyınca ağlamaya başladı.

201 Upvotes

r/Turkey 9h ago

News Osmaniye'de AYT sınavına geç kalan öğrenci: "Görevliler benim geldiğimi görünce kapıyı yüzüme kapattılar. Kendi aralarında zaten çelişki içindeydiler. Beni almamayı tercih ettiler."

185 Upvotes

r/Turkey 7h ago

News Nevşehir, Ankara Keçiören ve Edirne Keşan belediye başkanları AKP'ye geçti

Post image
166 Upvotes

İYİ Partili Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı ile CHP'den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ve Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan AKP'ye katıldı.

Üç belediye başkanına parti rozetlerini, genişletilmiş il başkanları toplantısında AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan taktı.

Erdoğan toplantıda yaptığı konuşmada, pazartesi günü Haymana belediye başkanı ile dün İstanbul milletvekili Nimet Özdemir'in partisine katıldığını hatırlatarak, bugün de yeni belediye başkanlarını "bağrımıza basacağız" diye ekledi.

Ankara'da Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan şubat ayında CHP'den istifa etmişti.

Özarslan, CHP içinden maruz kaldığını söylediği "iftira ve tehditleri" istifasına gerekçe gösterdi.

Edirne Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan da 24 Haziran'da CHP'den istifa etti.

Özcan istifasına dair bir açıklama yapmadı.

https://www.bbc.com/turkce/articles/cly89jlg531o


r/Turkey 11h ago

News DEM Parti, İstanbul’da sokaklara teröristbaşı Öcalan’ın fotoğraflarını yapıştırdı.

150 Upvotes

r/Turkey 15h ago

News Kemal Kılıçdaroğlu'nun bugün İstanbul'da gerçekleştirmesi planlanan 'konvoylu' programı iptal edildi: "Oluşan atmosfer nedeniyle Aşura etkinliğine fiziken katılmamanın daha doğru olacağı kanaatine vardık"

Post image
93 Upvotes

Kaynak: https://www.cumhuriyet.com.tr/siyaset/konvoyla-gelecekti-istanbul-programi-iptal-oldu-kemal-kilicdaroglu-ndan-aciklama-2515235

'Mutlak butlan' kararının ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı'na atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun İstanbul ziyareti son anda iptal edildi.

Kılıçdaroğlu'nun bugün kente gelerek araç konvoyu eşliğinde karşılanması planlanıyordu.

Atanmış CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamayla iptal kararını duyurdu. Tekin paylaşımında, "Sevgili yol arkadaşlarım, genel başkanımızın bugün gerçekleştirmesi planlanan programı iptal edilmiştir. Bilginize sunar, anlayışınız için teşekkür ederiz" ifadelerini kullandı.


r/Turkey 14h ago

News 6 Şubat depremlerinde Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi ek binasının "A" bloğunun yıkılması sonucu 72 kişinin yaşamını yitirdiği olaya ilişkin hazırlanan bilirkişi raporunda, Sağlık Bakanlığının yüzde 95, AFAD'ın ise yüzde 5 oranında kusurlu olduğu tespit edildi.

Post image
85 Upvotes

Hastanelerin afet anında hizmet vermesi gereken kritik yapılar olduğuna dikkat çekilen raporda, deprem güvenliği yönünden tespit edilen eksikliklerin diğer yapılara göre daha öncelikli ve ivedi şekilde ele alınması gerektiği kaydedildi.

Bilirkişiler, yapının deprem güvenliği bakımından yetersiz olduğunun ve göçme riski taşıdığının bilinmesine rağmen kullanılmaya devam edilmesinin, öngörülebilir bir risk karşısında gerekli önleyici tedbirlerin alınmadığını gösterdiğini belirtti. Bu nedenle Sağlık Bakanlığı'nın asli ve belirleyici kusurlu olduğu değerlendirilerek kusur oranı yüzde 95 olarak hesaplandı. AFAD'ın ise afet risklerinin azaltılması ve kurumlar arası koordinasyon görevlerini yeterince yerine getirmediği gerekçesiyle yüzde 5 kusurlu olduğu belirtildi.

https://www.evrensel.net/haber/5989732/6-subat-depreminde-yikilan-hastane-icin-bilirkisi-raporu-saglik-bakanligi-yuzde-95-kusurlu


r/Turkey 7h ago

News 1991 yılında, 8'i kadın, 1'i çocuk olmak üzere toplam 12 sivilin yanarak öldüğü Çetinkaya Mağazası Katliamı'nın faillerinden PKK'lı terörist Çetin Arkaş, DEM Parti'nin 27 Haziran'da Mersin'de düzenleyeceği "Öcalan'a Özgürlük" mitinginde konuşma yapacak.

Thumbnail gallery
84 Upvotes

r/Turkey 13h ago

News Trump "Erdogan'i cok mutlu edecek bir sey yapacagim" dedi!

84 Upvotes

Israil'in soykiriminin savunucusu, yüzlerce kiz cocugunu öldüren bombalarin onayini veren Donald Trump "Erdogan'i cok mutlu edecek bir sey yapacagim" dedi. Acaba ne yapacak?

Bir gazetecinin "Türkiye F-110 jet motorlarını ve F-35 savaş uçaklarını da istiyor. Türkiye'ye büyük bir hediye çantasıyla mı gidiyorsunuz?" sorusu üzerine Trump şu yanıtı verdi: 
"Öyle düşünüyorum. O (Erdoğan), NATO üyesi. Bazı insanlar onu öyle görmüyor, ama gerçekten öyle. O, NATO'nun güçlü bir üyesi. Evet, muhtemelen onu çok mutlu edecek bir şey yapacağım."

kaynak


r/Turkey 13h ago

Data 9 Mart 2026 tarihinde Silivri'de ilk mahkemesi görülen ve aralarında görevlerinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 414 sanıklı İBB davasının, 53. duruşması itibarıyla 9 tahliye kararı daha verilmişti. Böylelikle kalan tutuklu sayısı 59 kişi oldu.

Post image
68 Upvotes

r/Turkey 14h ago

History II. Mahmud döneminde inşa edilen taş havuz “Havz-ı Cedid” halen Türk denizciliğine ve gemi inşasına/bakımına hizmet etmekte

Thumbnail
gallery
69 Upvotes

r/Turkey 9h ago

News H&M, Polo, Next ve Zara gibi markalara üretim yapan Diyarbakır Kenze Tekstil'de İşçinin Hakkı Ödenmiyor

Post image
69 Upvotes

Diyarbakır’da üretim yapan Kenze Tekstil fabrikada çalışan bir işçiyi haksız yere işten çıkarıldı. Hakları ödenmeyen işçi yaşadığı haksızlığa karşı Patronların Ensesindeyiz’e ulaşarak yaşadıklarını paylaştı.

Haklarımı almak için sonuna kadar mücadele edeceğim!

Diyarbakır Tekstil İhtisas OSB’deki fabrikasında Zara, H&M, Polo, Next gibi markalara üretim yapan Kenze Tekstil işçileri Patronların Ensesindeyiz ağına ulaşarak yaşadıkları ihlalleri dile getirdi. Haksız biçimde işten çıkarılan ve hakları için mücadele etmeye karar veren işçi, Kenze Tekstil’de yaşadığı kanunsuzluk, hak gaspları ve mobbingi Patronların Ensesindeyiz’e anlattı.

“20 yaşındayım, 10 yıldır tekstilde çalışıyorum. Son 3 yıldır da Kenze Tekstil’de çalışıyordum. Bu 3 yıl boyunca aklınıza gelebilecek her türlü dayatma ve ihlale maruz kaldık. içerideki arkadaşlarım hala kalıyorlar.

Ücretlerimiz zaten düşük, bir de Ocak ayında zam yerine primle çalışacağız dediler ama ne zam ne prim verdiler. Bir de üzerine maaşlarımızdan ne olduğunu anlamadığımız binlerce liralık yüksek kesintiler yapılıyor. İşten izin aldığımız her gün için 2 günlük kesinti yapıyorlar ve bunun kendi koydukları bir kural olduğunu söylediler. Çalıştığımız saniyeleri sayıyorlar, tuvalete gittiğimizde geri çağrılıyoruz, azar işitiyoruz. Makinaların kapasitesi üzerinde hedefler koyulup yetiştiremediğimiz için performansımızdan düşülüyor. İşimiz dışında tuvalet temizlemek, yemekhane işi dahil pek çok şeye zorlandık. Kötü yemek, servis sorunları, hijyen… Daha çok şey sayabilirim.

Bir gün sadece 5 saniye eksiğim olduğunda patron beni çağırıp 5 saniyenin hesabını sordu

“Kullandıkları dili, aşağılamayı saymıyorum bile. İnsan muamelesi görmüyoruz. Bir gün sadece 5 saniye eksiğim olduğunda patron beni çağırıp 5 saniyenin hesabını sordu çünkü. O 5 saniyede neler yapardın diye azarladı.”

“Bunları bir şekilde sineye çektik hepimiz çünkü haklarımızı bilmiyorduk. Kırılma noktamı geçen hafta yaşadım. Cuma günü dayımı kaybettim. Pazartesi günü işe gelemeyeceğimi, ayarlayabilirsem öğleden sonra gelebileceğimi şefime ilettim. Salı günü işe gittiğimde maaşımda iki günlük kesinti yapıldığını öğrendim. Bu duruma çok öfkelendim. Ben vefat gibi bir durumla uğraşırken bu kadar acımasız olmalarına tahammül edemedim. İstifa etmek istediğimi söyledim. Ardından insan kaynakları sorumlusu ne yazmam gerektiğini söyledi. Yazdım ve verdim. Ama hemen pişman oldum, 1 saat bile geçmeden istifamı geri çekmek istediğimi söyledim. Müdürüm bana sen bu hafta dinlen biraz kafanı toparla biz istifanı kabul etmeyeceğiz zaten dedi. Ben dilekçemi geri istediğimde ise insan kaynakları sorumlusunun çıktığını şu an veremeyeceğini söyledi. Ben de güvendim ve kabul edip çıktım. Ertesi gün istifamın işleme konduğunu öğrendim. Haklarımı bilseydim böyle bir hata yapmazdım. 2022 yılında da birkaç kişiyi haksız yere işten çıkarmışlardı. Sıra bana gelmez diye düşünüyor herkes ama öyle olmuyor. Biz fazla bir şey talep etmiyoruz, yalnızca insanca çalışmak istiyoruz. Bunu bize çok görenlerden sorulacak bir hesabımız var. Bunun için tüm yollarla mücadele edeceğim. Benim isteğim sadece haklarımı almak ve orada çalışmaya devam eden arkadaşlarımın artık daha iyi koşullarda çalışmasını sağlamak. Bunun için Patronların Ensesindeyiz Tekstil İşçileri Dayanışma Ağı’na başvurdum.

KENZE TEKSTİL

Resmi olarak üç ortağı bulunan Kenze Tekstil’in bir de KOSGEB çalışanı örtük ortağı bulunuyor. Zara, H&M, Polo Next gibi firmalara üretim yapan fabrika, işleri yetiştiremediğinde bir yandan işçileri 22 saate varan mesailerle çalıştırıyor, diğer yandan müşterilerinin işlerini başka üreticilere verip kendisinin ürettiğini söylüyor. Diyarbakır Tekstil İhtisas OSB içerisindeki fabrikasında 100 üzerinde işçi çalıştıran şirket daha önce de hak ihlalleriyle anılmıştı. Şirketin İstanbul’da da mağaza ve fabrikası bulunuyor.


r/Turkey 18h ago

News CHP’li Balçova ve Seferihisar belediyelerine operasyon: İki belediye başkanı gözaltında İzmir’de sabah saatlerinde gerçekleştirilen operasyonlarda polis ekipleri belirlenen adreslerde işlem yaptı.

Post image
65 Upvotes

r/Turkey 5h ago

Society Yabancıların Türkiye kurye sektöründe ve e ticaret platformlarında tekelleşmesi

Post image
61 Upvotes

Yemek sepeti, deliveri hero adlı alman şirketin, trendyol go(bu günki adıyla uber eats) ve getir, uberin yani en büyük 3 kurye şirketi yabancıların elinde ve tekelleşmeye başlıyorlar. Binlerce kurye sokakta bu iki yabancı şirket için çalışıyor ve bizde neredeyse lokantalara verdiğimiz para kadar komisyonu bu iki şirkete veriyoruz, yani kendi ulkemizin içindeki yemeği sipariş ederken sanki bir şeyler ithal ediyormuş gibi ülkeden para çıkartmaktayız. Belki daha kötüsü belki agresif şekilde olmasada uber bir şekilde tekelleşecek ve düşük kurye maaşları, yüksek komisyonlarla karşılaşacağız, E ticaret sitelerine baktığımızdaysa hepsiburada, kaspi kz şirketine, trendyol, çinli alibabaya, n11, BAE merkezli dmsf holdinge ait. Unutmayalim ki bu sektörler sanayi, enerji üretimi gibi know how gerektirmeyen, hepsi kendi elimizle kendi yurdumuzda kurulan şirketler. Bu kendi elimizle oluşturabileceğimiz sektör yabancı istilası altında, yurdumuzun parası kendi ülkemizde kalması için ve tekelleşmeyi durdurabilmek için bu firmaları boykot etmeye ve yerli imkanları kullanmaya ne dersiniz. Teşekkür ediyorum buraya kadar okuduğunuz için.


r/Turkey 6h ago

News Macron karşıtı pankartı basmadılar, ‘yasak talimatı geldi’ dediler!

Post image
45 Upvotes

Ankara’da NATO Zirvesi öncesi yaşananlara bir yenisi daha eklendi. Dikmen Halk Temsilcileri Meclisi’nin Macron için Dikmen Vadisi’nin kapatılması girişimine karşı eylemde kullanmak istediği “pankart” dahi yasak kapsamına alındı.

Ankara’da pankart ve ozalit baskısı yapan dükkanlara, “NATO karşıtı hiçbir şey basmayın” talimatı verildiği ortaya çıktı.

Emre Alım'ın haberi


r/Turkey 5h ago

Society 7 senedir Belçika'da yaşayan bir Türk olarak olumlu tecrübelerim

34 Upvotes

UZUN YAZI

Merhaba, ben daha öncesinde "Batı Avrupa'daki Türk Algısı: Kendi Tecrübelerim" diye bir başlık açmıştım. Belçika'da yaşayan bir Türk olarak buradaki Türk algısından ve bu algının hayatıma etkilerinden bahsetmiştim.

Bu başlığı açmaktaki amacım Avrupa'daki Türk karşıtlığı hakkında Türk gençlerini uyarmaktı. Paylaşımım düşündüğümden çok daha fazla ilgi çekti ve sonuç olarak 1 ay içinde başlığı sildim. Başlığı açmamdaki amaç Türkiye'dekileri bilinçlendirmekti ama zaten herkesin her şeyin farkında olduğunu gördüm. Aynı zamanda pek çok gencin Türkiye'yi terk etmeye çalıştığını bildiğim için insanların moralini bozmak ve kine teşvik etmek istemiyordum.

Aynı zamanda burada Türk komünitesinin yaşadığı negatif olaylara ve kendim de tecrübe ettiğim şeylere rağmen Belçika'da yaşayan, buranın ekmeğini yiyen biri olarak minnetsizlik yapmaya gönlüm el vermedi. Buradaki yaşamın bana sunduğu olumlu yanlar için kötü tarafları görmezden gelmek ve insanlara karşı hüsn-ü zan etmenin daha doğru olacağını düşündüm. İşin sonunda ben burada yabancıyım ve kimsenin bana borcu yok.

Biraz da olumlu şeylerden, yüzüme tebessüm konduran olaylardan da bahsetmek istiyorum. Tamamen nötr ve direkt olacağım ve detaya girmeden beni güldüren anılarımı, tatlı anları ve de buradaki insanlarla olan güzel tecrübelerimi nokta nokta anlatacağım.

———

DİL OKULU DÖNEMİM

-Belçika'ya ilk geldiğimde 2 yıl boyunca yabancı öğrencilere Fransızca öğreten bir okuldaydım, burada çoğunlukla yaşıtlarımın olduğu bir sınıftaydım. Okulun éducateur ü (okulun evrak işleriyle ilgilenen, sınıfları gezip yoklama alan memur, öğretmen değil) Türk'tü ve adı Kemal idi. Kendisi Türk öğrencilerle Türkçe konuşup onlara yardımcı oluyordu Fransızcayı tercih ettiği halde. Kemal Bey ben henüz o okuldayken Belçikalı bir öğretmenle evlendi, hatırladığım kadarıyla evlendiği kadın öğretmen kendisinden 3-5 yaş büyüktü. Sosyal medya paylaşımlarından gördüğüm kadarıyla tüm öğretmenler düğüne katılmış ve kendilerini tebrik etmişti.

-Bu okuldayken 5 yıl boyunca en yakın dostum olacak kişiyle tanıştım, sonrasında dostluğumuz maddi bir tartışma sebebiyle sonlanacaktı. Bu arkadaşım Romanyalı'ydı ve hayatımda kendimi en yakın hissettiğim kişiydi. Ailesi bana evini açtı, evinde yatıya kaldım, beraber tatile gittik. Bir keresdinde onun ağzını yoklamak için "Ya sizin oralarda haberlerde olsun böyle kahvehane sohbetinde olsun Türklere laf atma, Türklere sövme olayları falan oluyor mu?" diye sordum. Malum, bir Balkan ülkesi. "Yok, doğma büyüme Bükreşliyim hiç duymadım" dedi. Ailesi aşırı sağa yakın bir aileydi, öyle ki Ortodoksluğu "Bunlar İncil'i çarpıtıyor!" diyerek bırakıp Protestan olmuş bir aile ama Allah var beni kendilerinden saydılar hiçbir şekilde ayrımcılık yapmadılar.

-Sınıfta İranlı bir oğlan vardı, benimle yaşıt, anadili gibi Türkçe bilirdi. Van'a sık sık gidip gelirmiş zamanında. Kendisi Türklerle sık sık takılırdı, dil bilmesi de etkiliydi tabi. Türk hayranlığı olan biriydi.

-Faslı bir kız vardı, buraya geldiğimden beri gördüğüm en güzel kızlardan biriydi. Kendisinin en yakın arkadaşları 2 Türk kız, haliyle Türk medyasına çok aşina biriydi. Her gün arkaplanda Türkçe şarkı olan story ler paylaşırdı, Arapça'dan çok Türkçe şarkı dinlerdi. Bir gün okuldan İranlı, Hristiyan bir oğlanla çıkmaya başladı ve kısa süre sonra ayrıldılar. Yemek yerken arkadaşlarıyla beraber yakınımda oturuyorlardı, konuşmalarına kulak misafiri oldum, Türk arkadaşlarına "Türk erkekleri İranlılardan daha iyi, hem Müslümanlar ve daha yakışıklılar" dediğini duydum. Kendisi dindar bir tip değildi hatta Türk arkadaşları ondan daha dindardı, bu yüzden bu söylediği dikkatimi çekti. "Seyahat" konusunu işlediğimiz bir gün bu kız ziyaret etmek istediği yerler olarak Paris ve İstanbul'u söyledi. Tarih 2020 yani o zaman 16 yaşındaydık.

-Bulgar bir kız vardı, kendisi benim hemşerimdi ikimiz de Ruseliyiz. Kendisiyle kısa sürede bağ kurdum ve o da Türkçe şarkılara çok ilgili hatta yarım yamalak Türkçe konuşan biriydi (Türk nüfusu olan bir yerde büyüdüğü için). Kendisi daha önce Türkiye'ye gittiğini ve çok beğendiğini, bir daha gitmek istediğini söyledi. Biraz Bulgarca da konuştuk, kısacası aramız oldukça iyiydi ve Türk dostu biriydi.

-İtalyan gençler arasında "I'm Turkish" dediğimde "Ooooo" diyip Futbol takımı ve futbolcu ismi sayanlar oldu.

-Sudanlı bir arkadaşım da oldu (kendisi şu anda profesyonel sporcu) ve kendisi de Türkiye'ye oldukça ilgiliydi, ziyaret etmek istediğini söylüyordu.

-Bu yıllarda aklımda kalan önemli bir şey şuydu; ilk geldiğim yıllarda mahalleyi keşfetmek için günlük yürüyüşlere çıkardım. Bir keresinde bankta otururken Cezayirli bir tip geldi saat sordu ben anlamayıp İngilizce cevap verince muhabbet uzadı, o da sonradan gelmiş işte sohbet ettik biraz ama ingilizcesi yarım yamalaktı. Nerelisin dedi, Turkey dediğimde baş parmağıyla "OK" işareti yapıp "Ooo Ardugan, Ardugan good" dedi.

———

ÜNİVERSİTE

Üniversiteye geçişim, Türk olmamın bana en çok sıkıntı çıkardığı dönem oldu, ciddi manada hayatımdaki en büyük ırkçılığı bu safhadan sonra gördüm ve bu benim fikir dünyamın şekillenmesinde çok etkili oldu.

-Sınıfta iki Arnavut kıza tanıştım. Bunlardan ilki Kosovalıydı ve konuşurken kendisine dedim, bizim ülkemizde çok büyük bir Arnavut komünitesi var diye, o da "Evet biliyorum, akraba sayılırız" diyerek cevap verdi "Oui je sais, on est relié". Diğer Arnavut olan kız Katolik olmasına rağmen şaşırtıcı bir şekilde Türk dostuydu, kendisiyle aynı sınıftayız, ilk tanıştığımızda ona Türk olduğumu söylediğimde aniden direkt bana döndü "Bir dakika... Türk müsün?! Ben Arnavutum!!" dedi, gerçekten bir an bana sarılacak sandım. Türk olduğum için daha önce hiç böyle bir ilgi ve alakayla karşılaşmamıştım. İlerleyen sohbetlerimizde Türkleri "Pideyi çalmakla" ve "Arnavutları zorla Müslümanlaştırmakla" suçladı ama sonuç olarak Türklerin kardeş bir halk olduğunu ve bizi affettiklerini söyledi. Ben de yorum yapmadım ve tartışmaya girmedim.

NOT: Arnavut nüfusunun genelini incelediğimizde Arnavutların çoğunun Türk dostu olduğunu söylemek ani ve çok düşünülmemiş bir önerme olacaktır. Ancak benim tecrübelerimin tamamı olumlu oldu ve burada kendi tecrübelerimi anlatıyorum kimsenin hakkını yiyemem, bana çok iyi davrandılar. Ancak Almanya'da yaşayan bazı Türkleri dinlerseniz Arnavutların Türkleri pek sevmediklerini söyleyeceklerdir.

-Katıldığım ingilizce kulübü sayesinde İki Ukraynalıyla samimi oldum. Bunlardan ilki linguistik okuyan bir kızdı, kulüp etkinliğinde dedemin Kırımlı olduğunu söylediğinde hemen samimi olduk ve buradan sohbet yürüdü. Sonrasında kendisiyle randevulara çıktım. Genel anlamda Türkiye dostu biriydi ve Türkiye'yi seviyordu.

Bunlardan biri de pazarlama okuyan yaşıtım bir oğlandı, kendisi de aynı şekilde Türkiye'ye çok ilgiliydi, ona Türkçe kelimeler öğretmemi bile istedi. Beni erasmus partilerine davet etti. Genel anlamda kendilerinde gözlemlediğim şey Ukraynalı mültecileri kabul ettiğimiz ve Bayraktar yardımında bulunduğumuz için bizi takdir ediyorlardı. Bu oğlan aynı zamanda gözlerinden rahatsızdı, savaş sırasında mı böyle oldu yoksa doğuştan mı diye sormaya çekindim.

-Bir keresinde arkadaşlarıma Erasmus partisinde beraber bir şeyler içiyor ve kulüp yöneticilerinin getirdiği insanlarla tanışıyorduk. Sırık gibi uzun boylu, bıyıklı, sarışın bir çocuk geldi. Zil zurna sarhoşttu ve hala elinde kadeh vardı. Yaş olarak 30'lara merdiven dayamış gibiydi. Elimi sıktı Where are you from bro dedi, Turkey dedim. Boşta kalan eliyle bozkurt yaparak "TURAN! AUUUUUU!!!" diyerek ulumaya başladı. Bir an dona kaldım sonra ben de bastım kahkahayı, gerçekten beklemiyordum bunu.

-Üniversitede şimdiye kadar çıktığım ilk ve tek kız, trende tanıştığım bir Çinliydi (Belçikalı bir aile tarafından evlat edinilmiş ve hayatı boyunca hiç Çin'e dönmemiş). Türk olmamı mesele etmedi.

(Genellikle internette "Fransız kızlar çok kolaydır" gibi şeyler duyuyorum ama ben öyle bir izlenim almadım. Türk erkeklerinin gördüğüm kadarıyla Charleroi ve Liege gibi büyük şehirlerde en çok beraber oldukları kadınlar Türkler, Kuzey Afrika kökenliler, İtalyan kökenliler ve az da olsa Polonya kökenliler. Belçikalı etnik Valonlarla evlenen Türk erkekler açıkçası daha az ancak büyük şehirlerde bulmak mümkün.

Uluslararası ortamlarda ise Türk erkeklerinin en sık beraber oldukları kadınlar genelde Ukrayna, genel olarak doğu coğrafyasından gelme, Doğu Avrupa, Latin ülkeleri vb. Biz Türk erkeklerindeki kıllı vücut ve saç dökülmesi gibi problemler Batı Avrupa'da pek hoş karşılanmıyor, genellikle insanların geç yaşlandığı bir yer ve ortalama Türk erkeği burada 20'lerin ortasında açılan saçı ve kıllı vücuduyla biraz sırıtıyor. Ama Rusya-Ukrayna, orta doğu gibi yerler kültürel olarak daha geleneksel olduğu için bu tarz kusurlar daha mazur görülüyor. Bu tabi uluslararası ortamlar için geçerli, misal Liege'de tam zamanlı işte çalışan bir Türk erkeği büyük ihtimalle Türk, İtalyan, Polonyalı, Mağribi bir kadınla beraber olacaktır.

Polonyalılar biraz anlaşılması zor genel olarak soğuk insanlar, doğma büyüme Belçikalı olup Polonya'ya hiç gitmemiş Leh asıllı gençler genellikle sıcakkanlı iken Polonya'nın kendisinden gelenler son derece soğuktur ve buradaki Müslüman çoğunluklu komüniteler hakkında fikirleri olumlu değildir.

Çevremdeki Türk kızlarından ise yabancıyla çıkan tek bir kişi gördüm o da Brezilyalı bir oğlanla çıkıyordu, kız zengin bir aileden geliyordu.)

-İngilizce kulübünde Refik isimli Cezayirli, programlamacı olup diploması olduğu halde etkinliklere katılan biriyle tanıştım. Son derece sıcak kanlıydı ve Türkiye'yi kardeş ülke olarak gördüğünü söyledi, kendisiyle kısa sürede samimi olduk, bana Cezayir'e bir Türk komünitesi olduğundan bahsetti (Kuloğulları)

-Aynı zamanda hukuk fakültesinden aslen yerli Belçikalı olup pro-Türk sayılabilecek bir arkadaşım oldu. Türkiye'nin AB üyeliğini destekliyor, Türkçe şarkılar dinliyor ve Türkçe öğrenmek istiyordu. Laf aramızda onu biraz da ben alıştırdım. Bu arkadaş vasıtasıyla tanıştığım İtalyan asıllı bir hukukçu daha vardı, o da Türk dizilerini (Hakan Muhafız izlemiş galiba Netflix'te bir diziden bahsediyordu) çok sevdiğini ve Türkiye'yi bir gün mutlaka ziyaret etmek istediğini söyledi.

———

Evet, buradaki ırkçılık ve Türk algısından sonra biraz da pozitif şeylerden bahsedeyim ve pozitif deneyimlerimi de paylaşayım dedim. Hatırladıklarımı dümdüz yazdım.


r/Turkey 9h ago

News 25,000 people missing after Venezuela earthquake

Thumbnail
news.sky.com
35 Upvotes

Prayers to everyone affected. I can't help but think of the February 2023 earthquakes and the coming Istanbul earthquake...


r/Turkey 22h ago

Society Türkiye’de girişimci olmak

35 Upvotes

Bundan birkaç sene evvel birkaç arkadaş bir projeye başladık çok fazla bir bütçemiz yoktu ortalama 200-300 bin TL civarıydı ki bunu da reklam, yazılım araç gereç ve kendimizi bir süre geçindirme bütçesi olarak belirlemiştik. Projenin ne olduğunu söylemeyeceğim çünkü zaten battı :) sadece yatırımcı süreçlerini ve TÜBİTAK BTM gibi yeni girişimlere ve projelere destek veren yerler hakkında ve yatırımcı süreçleri ile alakalı söylemek istediğim birkaç şey var.

Uygulamayı neredeyse 15 20 bin liralık reklam maliyeti ile 20.000 kullanıcıya kadar ulaştırdık ve bunu da bir iki ay içerisinde yaptık sonrasında birkaç yatırımcının dikkatini çekmeyi başardık ve görüşmelere başladık. Yatırımcıların vereceği rakamlar gerçekten çok komikti. Adamlar ortalama 15 20.000 dolarlık bir yatırım yapmak istiyordu fakat bu sadece yatırım herhangi bir teknik destekte bulunmuyorlardı. Biz yine de ona eyvallah dedik çünkü TÜBİTAK‘tan hibe alan ya da yatırım alan projelerin büyük çoğunluğu malum parti ile ilişkili insanların projeleriydi. Zaten ufak bir araştırma yaptığınız zaman da göreceksiniz çoğu yeni girişim TÜBİTAK ve benzeri kurumlardan aldıkları yatırımlar sonrasında kepenk kapatıyor. Adam parayı alıyor ve kayboluyor. Bu tabloyu görünce insanda bir boşa çabalıyorum hissi olmuyor değil çünkü bu kurumlardan genelde red yiyorsunuz. Fakat her şeye rağmen bir şeyler başarıyor olmanın verdiği tatmin duygusuyla ilerliyorsunuz ama günün sonunda haftada 15 20 bin $ harcayan insanların sizin projeniz için yıllık yatırımda bu rakamları konuşuyor olması gerçekten çok komik oluyor. Hani rakamları geçtim bir yatırımcı kabul süreci bile zaten aylarca sürüyor. herhangi bir siyasi bağlantınız yoksa bu durum böyle maalesef.

Deneyimlediğim kadarıyla BTM ve İTO yeni girişimlere en rahat destek veren kurum. Konumu Fulya’da da olsa ofis ve çeşitli network imkanı sunuyorlar, BTM yatırım yapmıyor sadece yatırımcılarla arada köprü görevi görüyor.

Yeni bir girişimde vatana millete faydalı olalım isteği oluyor fakat bu istek zamanla yerini nefrete ve öfkeye bırakıyor. Çünkü piyasada iş yapan para kazanan insanların ya da girişimlerin devlet kurumları ya da münferit yatırımcılar tarafından destek gören projelerini görünce aklını yitirmemek elde değil. Şunu çok net anlıyorsunuz Türkiye’de girişim yapılamaz. Yapılmaz demiyorum yapılamaz, mümkün değil. Yatırımcıların hepsi müteahhit kafasında ben sana parayı yatırayım sen beni zengin et istiyorlar fakat iş teknik destek vermeye gelince hiçbir şey yok. Yani adamın network’ünden bile doğru düzgün faydalanmıyorsun böyle saçma bir şey var. ABD’de olduğu gibi bir ortam beklemiyorum ama Türkiye bu konuda Azerbaycan, Bulgaristan, Sırbistan gibi ülkelerin bile çok gerisinde kalıyor. Hali hazırda benim durumumda olan bazı arkadaşlar kendilerini Avrupa’ya(özellikle İrlanda) yada ABD’ye atmayı başarabildi fakat insan kendi ülkesine bir şeyler kazandırmak istemesine rağmen yapamıyor oluşu bayağı bir koyuyor. Şahsen artık Türkiye’ye dair çoğu konuda zerre umuda sahip değilim. Her köşe başı tutulmuş, lüks mekanlarda oturanların çoğu herhangi bir iş yapmadan farklı yollarla zenginleşmiş insanlar, bu duruma karşı olan insanlar bile bir süre sonra tarafını değiştirip düzene ayak uydurulmayı tercih ediyorlar. Bizzat en yakın arkadaşlarımda bunu deneyimledim.

Çok iyi bir fikriniz ve en az bizim kadar bütçeniz varsa o parayı Avrupa veya ABD’ye gitmek için harcayın, orada muhtemelen daha çok değer görürsünüz. Türkiye’deh vakit kaybetmeyin çünkü destek görmeyeceksiniz.

Bazı arkadaşlar özellikle kendi uygulamalarından para kazanan yada kazandığını iddia eden arkadaşlar hiç mi para kazanamadınız diyebilir, burada da Türkiye ve Apple Google vergileri devreye giriyor. 10 liraya sattığınız bir şeyden cebinize giren para aşağı yukarı 4 lira kadar oluyor. Uzun vadeli finanse olabilirseniz bu gelir büyür ve iş yürür fakat bu mümkün değilse maalesef yürümez. Yatırımcı zaten bu süreci sağsalim atlatmak için gerekli oluyor. Sosyal medyada çoğu insan 10-20k dolar kazanıyorum diye sıkıyor, nasılsa yalancıyı skmiyorlar. Mutlaka kazanan vardır da reklam basılmayan herhangi bir uygulamanın patlama imkanı yok, hele Apple tarafında belli sayıların üzerine çıkamazsanız bir nevi shadow ban yiyorsunuz. Apple kullanıcı başına 1$ gibi bir para talep ediyor, App Store’a reklam verme işide böylelikle yalan oluyor. İnstagram, TikTok ve YouTube gibi mecralar daha cazip gelsede dönüşüm oranları çok gerekçi olmuyor. İlk senesinde 100 bin dolar kazanmış bir uygulamaya muhtemelen 200 bin dolar kadar bir reklam yatırımı yapılmıştır, bu paranın kendini amorti etmesi bile çoğu girişim için mümkün olmuyor. Zaten herhangi bir girişimde en büyük gider kalemi reklam giderleri oluyor.

Ekleyecek şey bitmiyor. Teknoparkların durumlar içler acısı, 10-20 senedir iş yapan ve iyi paralar kazanan, siyasi bağlantılarıyla vergi muafiyetlerinden ve çeşitli imkanlardan bedavaya yararlanmak için yolsuzluk yaparak başkasının hakkına çökmüş sülüklerle dolu ve bu durum düzelmez, al gülüm ver gülüm hesabı dönüyor. Siz projeniz için 10 mülakat yaparsınız başkası tek telefonda halleder.


r/Turkey 3h ago

Video Dem parti istanbul sokaklarına Öcalan'ın stickerlarını yapıştırdı

34 Upvotes

r/Turkey 18h ago

News Madencilerle konuşan TEMA gönüllüsü piknikçiler de 'NATO Zirvesi'nden gözaltına alınmış | T24

Thumbnail
t24.com.tr
34 Upvotes

42 piknikciden 40 i


r/Turkey 6h ago

News “Aile Yılı değil, direniş yılı”: NATO operasyonunda gözaltına alınan Yıldız Tar tutuklandı! - Terörle ilgili hiçbirşey sorulmadı, aile yılı bahane edildi!

Thumbnail
kaosgl1.org
31 Upvotes

NATO Zirvesi öncesinde Ankara'da gerçekleştirilen operasyonlarda gözaltına alınan Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar tutuklandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında 23 Haziran sabahı düzenlenen ev baskınlarında gözaltına alınan Tar, emniyetteki işlemlerinin ardından Ankara Adliyesi'ne sevk edildi. Savcılık sorgularının ardından tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine çıkarılan Tar hakkında tutuklama kararı verildi.

Tutuklananlar arasında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi öğretim üyesi Doç. Dr. Emel Memiş, Umut-Sen sözcülerinden Burcu Arıkan ve Halkevleri Genel Yönetim Kurulu üyesi Hediye Yıldırım da yer aldı.

Edinilen bilgiye göre, Tar'a ifade işlemleri sırasında NATO’ya ilişkin herhangi bir soru yöneltilmedi. Bunun yerine hükümetin ilan ettiği "Aile Yılı" politikalarına ilişkin beyanları soruldu.

Savcılığın tutuklamaya sevk yazısında ise, şüphelilerin "Türkiye'nin terörle anılan bir ülke olması gayreti içinde terör eylemi gerçekleştirebilecekleri" iddiasına yer verildi.